|
DAMARYOLU










SAĞLIK EKİBİ İÇİN DAMARYOLU








YENİLİKLER







EĞİTİM BROŞÜRLERİ


| |
DİYALİZ HASTALARININ YAŞAM SÜRESİ VE KALİTESİNİ ARTIRMAK İÇİN DAMARYOLUNUN
ÖNEMİ
Kronik böbrek yetmezliği, böbrek fonksiyonlarının kalıcı olarak kaybıdır. Bu
hastalık hastaların yaşam kalitesini bozmakta ve normal yaşam süresi
beklentisini önemli derecede azaltmaktadır. Kronik böbrek yetmezliğinin
tedavisinde uygulanan yöntemler hemodiyaliz(kan diyalizi), periton diyalizi
(karın diyalizi) ve böbrek naklidir.
Periton diyalizi ve böbrek nakli bazı gelişmelere rağmen hala hastaların az bir
kısmında uygulanabilmektedir. Böbrek nakli genç hastalarda üstün tedavi yöntemi
olmasına rağmen verici sıkıntısı bu tedavi şeklinin uygulanmasını
kısıtlamaktadır. Günümüzde ülkemizde kronik böbrek yetmezliği hastalarının %70
inde uygulanan tedavi yöntemi hemodiyalizdir. %30 hastada ise periton diyalizi
ve böbrek nakli uygulanan tedavi yöntemidir.
Şu an için ülkemizde 50.000 ‘ e yakın hemodiyaliz hastası mevcuttur. Bu hasta
sayısı her yıl %20 artmaktadır. 5 yıl sonra ülkemizde hasta sayısının 100.000
rakamına ulaşması kaçınılmazdır.
Hemodiyaliz hasta sayısının artmasındaki en önemli faktörlerden biri damaryolu
operasyonlarında oluşan tecrübe ile diyaliz hastalarının yıllarca yaşama şansına
ulaşmasıdır. Çünkü kalıcı damaryolu sağlanamayan hastalar kısa süre sonra
hayatlarını kaybetmektedir. 1962 yılında ilk kez Brescio ve Shmino tarafından
yapılan klasik fistül operasyonu hemodiyalizde bir çığır açmıştır. Çünkü daha
önceleri hemodiyaliz için gerekli kan kanüllerle ve kataterlerle sağlanmaktaydı
Bu yöntemler ise hastanın hastanede kalmasını zorunlu kılmakta ve haftalarla
ifade edilen sürelerle diyaliz görmesine imkan tanıyordu. Bu yöntemlerin riski
çok yüksekti. Ayrıca hemodiyaliz makinaları ve filtreler yeterli değildi. Bu
sebeplerle hastalar en fazla birkaç ay diyalizle yaşayabilmekteydi.
Bu damaryolu yöntemlerinin yetersizliği, damar cerrahlarını ve diyalizle uğraşan
hekimleri yeni yöntemler geliştirme arayışına itmiştir. Fistül operasyonunun
icadı diyaliz hastalarını yıllarca diyalize girmesine imkan sağladığı gibi bu
tedavinin konforlu bir şekilde yapılmasını da mümkün hale gelmiştir.
Fistül denilen operasyonla hastanın el bileğinde ve dirsekte yapılan kesiyle
atardamar ile toplardamar birbirine bağlanmaktadır. Bu bağlantı kola giden kan
akımını 20-30 kat artırmaktadır. Bu ise diyaliz makinesinin ihtiyaç duyduğu
yüksek kan akımını sağlayabilmektedir.
Greft ( Yapay Damar) operasyonu ise aynı bağlantının araya sentetik yapay damar
kullanılarak sağlanmasıdır. Greft operasyonu kendi damar yapısı yetersiz olan
hastalarda önemli bir damaryolu seçeneği yaratmaktadır.
Katater yöntemi geçici süre ve acil durumlarda uygulanan bir damar yolu
seçeneğidir. Bu yöntemde hastanın toplardamarına bir borucuk sistemi
takılmaktadır. Greft (Yapay Damar) ve geliştirilmiş katater uygulamaları diyaliz
hastalarında kullanılır hale gelmesi, damar cerrahlarını diyaliz hastalarını
hayatta tutmak için gerekli çözüm seçeneklerini artırmıştır.
Günümüzde hemodiyaliz ve damar cerrahisindeki gelişmeler ile diyaliz amaçlı
damaryolu (fistül ve yapay damar) operasyonları dünyada en sık uygulanan damar
cerrahisi operasyonları olmuştur. Bu operasyonlar diyaliz hastaları için o kadar
önemlidir ki damaryolu hastayı hayata bağlayan köprü benzetmesi
kullanılmaktadır. Dünya’da DAMARYOLU= HAYATYOLU tercih edilen slogan olarak
kullanılmaktadır.
Şu an için ülkemizdeki 50.000 ‘ e yakın hemodiyaliz hastası mevcuttur.Bu kadar
hastanın damaryolunun sağlanabilmesi için yılda 15.000-20.000 fistül operasyonu
yapılmasına ihtiyaç vardır. Bu durum bu konuya ilgi duyan damar cerrahlarının
sayısını artmasını gerektirmektedir. Yakın gelecekte sadece diyaliz amaçlı damaryolu operasyonları ile uğraşan damar cerrahlarının ve bu konuyla ilgilenen
merkezlerin artması zorunludur.
Damar Cerrahı gözüyle bakıldığında ise bu operasyonlar ileri derece tecrübe
gerektirmektedir. Bu tecrübe 500 operasyonda orta düzeye ulaşmakta, 1000-1500
operasyondan sonra ise tecrübe yeterli düzeye ulaşmaktadır. Günümüzde sadece bu
konuyla ilgilenen bir damar cerrahının 1000 fistül operasyonunu yapabilmesi ve
tecrübeli bir Damaryolu Cerrahının yetişmesi için gerekli süre yaklaşık 5
yıldır. Bu tecrübenin uzun süre ve emek gerektirmesi, sürekli bu konuyla uğraşan
damar cerrahlarını zorunlu hale getirmiştir. Fistül ve greft operasyonlarında bu
tecrübenin belirli kişiler üzerinde toplanması zorunludur. Çünkü ilk
operasyonlarda kullanılabilir bir fistül oluşturma oranı %30-50 düzeyindedir.
Ama bu konuda tecrübeli damar cerrahları tarafından başarı oranı % 90-95
seviyesine gelebilmektedir.
Bu tecrübe kazanma sürecindeki operasyonlardaki düşük başarı oranları bu konuda
ileri sağlık politikaları oluşturulmasını gerektirir. Damaryolu Cerrahisi
(diyaliz amaçlı fistül, greft ve katater operasyonları ) Kalp ve Damar Cerrahisi
ihtisasının üzerinde özel bir çalışma alanı haline gelmektedir. Bu konuyla
sürekli uğraşmayan kişilerin bu operasyonları yapması hastalara zarar
verebilmektedir. Genelikle diyaliz hastalarının ilk fistül operasyonları cerrahi
teknik olarak daha kolay operasyonlar olmakla birlikte hasta için çok önemlidir.
Çünkü el bileğinde yapılan operasyonlar hasta için daha konforlu bir fistül
seçeneğidir. Ayrıca bu ilk operasyonlardaki başarısızlıklar hastaların aylarca
kataterlerle diyalize girmesini zorunlu hale getirir. Bu uzun süre katater
kullanımı yüksek risk ve ölüme varan sorunları oluşturur. Bu sebeplerle
damaryolu operasyonları tecrübeli cerrahlar tarafından yapılmalıdır. Diyaliz
Cerrahisi konusunda çalışmak isteyen damar cerrahları, bu konuda tecrübeli
cerrahların gözetiminde bilgi ve tecrübelerini artırmalıdır.
Bu operasyonlarda başarı oranını artırmak için cerrahi tecrübenin yanında ileri
görüntüleme yöntemlerine ihtiyaç vardır. Operasyonlar öncesi hastanın koldaki
damar sisteminin Renkli Doppler Ultrasonografi ile incelenmesi operasyon
başarısını artırmaktadır. Bu incelemenin ideal olarak operasyonu yapacak damar
cerrahı tarafından yapılması tercih edilmelidir. Bu Renkli Doppler incelemesi
ayrıca operasyon sonrası fistül ve greftlerin çalışmasının kontrolü ve takibinde
kullanılmaktadır. Çünkü operasyonu yapmak kadar bu damaryollarının takibi ve
gelişen problemlerin erken tanısı da çok önemlidir. Erken saptanan problemlerin
çözümü daha kolay olmaktadır. Damaryolu operasyonları öncesi ve sonrası
takibinde Venografi ve Fistülografi denilen ileri incelemeler bazı hastalarda
kullanılmaktadır. Bu incelemeler Anjiografi tekniğiyle gerçekleştirilen gelişmiş
tanı yöntemleridir.
Diyaliz hastalarının damaryolu operasyonları ekonomik sonuçlar olarakta önemli
sorunlar oluşturmaktadır. ABD ve Avrupa ülkelerinde damaryolu maliyeti diyaliz
maliyetinin %30 ‘u düzeyindedir. Bu maliyet bu ülkelerde hasta başı yıllık
10.000 USD düzeyindedir. Bu maliyet bu ülkelerde bile ekonomiye ciddi yük
oluşturabilmektedir.
Bu tecrübeler ışığında iyi bir damaryolu programının hastaların ömürlerini
artıracağı kesindir. Ülkemizde bu konuda uygulanacak bir projenin diyaliz
hastalarının ömürleri ve yaşam kalitesini üzerine çok başarılı sonuçlar
vereceğine inanmaktayız.
Op.Dr.Mesut Kösem
Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı
Şişli Florence Nightingale Diyaliz Cerrahisi Merkezi
| |
BÖBREK YETMEZLİĞİ









HEMODİYALİZ






PERİTON DİYALİZİ







BÖBREK NAKLİ





|